Ergenlerin Saç Dökülmesi
Genç ve Ergenlerde Saç
Kaybı ve Nedenleri
Milyonlarca genç erkek her gün saçlarını kontrol ederek ileride kel kalıp kalmayacağını kendi kendine sorguluyor ve saatlerce aynaya bakıp buna kafa yorabiliyorlar. Ergenlik çağında saç dökülmesi, gençleri etkileyen önemli bir sağlık problemidir.
Gençler beğenilmek isteyen sosyal canlılardır ve fiziki görünümde oluşabilecek ve onları normlardan uzaklaştıran herhangi bir olumsuz etkilenme, genci bunalıma sürükleyebiliyor. Günümüzde saç dökülmesi sadece orta yaşlı erkeklerin değil, 20’li yaşlardaki gençlerin de sorunu haline geldi. Klinik çalışmalar, erkeklerde 25 yaşa kadar ortalama yüzde 25 oranında saç dökülmesine rastlandığını bize göstermektedir.
Peki ama gençlerde erken yaşta görülen bu dökülmelerin sebepleri neler?
Son yıllarda çok erken yaşlarda görülmeye başlanan ergen saç dökülmesi-kelliğin başlıca nedenleri arasında genetik, düzensiz ve sağlıksız beslenme, saç bakımı adına yaptırılan uygulamalar ve çevresel faktörler (elektromagnetik ve fiziksel çevre kirliliği) sayılabilir.
İlk ve en önemli sebep tabii ki genetik yapımız. Ergenlikle birlikte genç erkekte hormonal değişimler başlar ve erkeklik hormonları dediğimiz testesteron (androjenik) hormonların seviyeleri yükselir. Androgen hormonlarının artarak belli miktarlara ulaşmasıyla birlikte, eğer genç erkekte genetik yatkınlık da varsa, saç dökülmeleri başlayabilmekte.
Aslında kritik olan nokta genetik yatkınlığı olan bireylerde saç köklerinin androgen hormonlarına olan hassasiyeti ve duyarlılığıdır. Söylemeliyiz ki testesteron hormonu, dihidrotestesterona (DHT) dönüştüğünde kıl folikülleri üzerinde tesir ederek onların zamanla zayıflamasına, incelmesine yol açabilmektedir.
Kıl foliküllerinin bir kısmı etkisizleşir ve sağlıklı kıllar üretemeyecek ölçüde zayıflar: Bu saç köklerinden çıkan saç kılları çap ve uzunluk itibariyle giderek daha küçük ve daha açık renkte kıllar haline gelirler (saç minyatürleşmesi). Genç erkekte başlayan dökülme tipini ve şiddetini tam olarak belirlemek olası değil, böyle bir test mevcudu bulunmamaktadır. Fakat genel olarak 20’li yaşlarda, yani çok erken olarak başlayan genetik saç dökülmelerinde, dökülme miktarı, kelleşme-saç kaybı daha şiddetli olabilmektedir.
Çocukluktan yetişkinliğe geçişin yaşandığı ergenlik dönemi hem genç kızlar hem de genç erkekler için bazı değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Ergenliğin başlaması ile birlikte vücutta yaşanan hormonal ve fiziksel değişimler, bazen kişiyi saç dökülmesine karşı daha hassas bir hale getirebilir. Normal şartlarda, estetik alanındaki gelişmeler ile de birlikte, saç dökülmesi sorunu yaşayan bir kişi kendini saç ekimi merkezlerinde bulabilir. Oysa ki bu durum gelişimini sürdüren ergenlik dönemindeki bir genç de olsa ne olurdu?
Çocuklarda saç dökülmesi hormonal ya da çevresel faktörlere bağlı olabileceğini bilinmektedir. Hormonal değişimlerin yoğun olarak yaşandığı ergenlik döneminde de hem kız hem de erkeklerde bir değişim süreci içine girdikleri ve çocukluktan çıkıp genç olmaya başladıkları bir süreç olan ergenlik dönemi tüm vücuttaki değişimlerle birlikte saçlarla ilgili bazı problemleri de beraberinde getirebilmektedir. Ayrıca, ergenlik döneminde zayıf görünmek adına yapılan şok diyetler. Bu yaşlarda hızlı gelişmeye uyum sağlayamayacak şekilde eksik beslenmeler ya da yapılan düzensiz diyetlere bağlı olarak da ortaya çıkabilen mineral ve saç metabolizması için gerekli protein, B12, D vitamini, çinko, biotin, folik asit, demir gibi vitamin ve minerallerin eksiklikleri de saç dökülmesi problemine neden olabileceği gibi bütün bunlara ek olarak gençlerin önlerinde bulunan sınav stresleri de buna dahildir.
Bu durumda hormonal düzensizlikler yanında stres de saç dökülmesine neden olmakta ve ortaya çıkan saç dökülmesi problemi de stresi artırmakta; buna ek olarak da genç kızlarda yumurtalık kistlerine karşı kullanılan doğum kontrol hapı gibi bazı ilaçlar da saç dökülmesi problemlerini tetikleyebilir.
Dahası, ergenlikte başlayan sivilceler ya da karşı cinsle yaşanan duygusal ilişkilere bağlı ortaya çıkan stres de yine ergenlikte saç dökülmesine neden olabilir.
Gençlerde yaygın görülebilen fastfood tarzı aşırı yağlı ve karbonhidratlı beslenme alışkanlıkları alopesiye (saçkıran) katkıda bulunabilir.
Diffüz yani yaygın saç dökülmesinden yakınan kadınların %70’inde demir eksikliği anemisi esas nedendir.
Gençlerde tedavi edilmeyen diş çürükleri bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek saç dökülmesini hızlandırabilir. Bu nedenle diş sağlığı ve bakımı ihmal edilmemelidir.
Kuaförlük hizmeti alacağım ve daha yakışıklı görüneceğim diye saçlarına kimyasal ve ısıl işlemlerin (fön, düzleştirme, Brezilya fönü, rasta vb) yaptırılması aslında gencin saç kılının fiziksel ve kimyasal yapısını bozar.
Saçlarda kırılma, dökülme ve renginde solmaya neden olur. Saçı uzun süre geren ve üzerinde kuvvet uygulayan saç modelleri kalıcı saç kaybına; bazı kalitesiz saç boyaları saç dökülmesi ve cilt kanserine davetiye çıkarabilir.
Günümüz hayatında çevre kirliliği, her yaşta tüm yaşamı ve sağlığımızı olumsuz etkileyen faktörlerden önemli bir tanesi.
Aşırı sıcak havalar ve çevre kirliliği saç dökülmesine neden olabilir.
Sadece araçların egzos gazlarından çıkan ve havaya yayılan partikül şeklindeki kimyasallar değil, sigara ve yangın/açık ateş dumanından yayılan maddeler de başlıca hava kirleticileridir. Evlerimizde, işyerlerinde ve restoranlarda daha çok sigara dumanından ya da sobadan, açık ateşten kirletici kimyasallar havaya yayılıyor ve cildimize, saçımıza siniyor. Sigara dumanındaki kanserojen maddeler ve ateş dumanındaki karbon saç köklerine hasar verir.
Gençlerin hayatında çok fazla yer ve zaman işgal eden, ellerinden bırakamadıkları bazı elektronik aletler var ki bunlar da saçlara pek faydalı olmadığı muhakkak.
Radyasyon yayan cihazlar, cep telefonları, bilgisayarlar vs. elektromanyetik kirlilik nedeniyle sağlığımızı bozuyor ve saç dökülmelerini tetikleyebiliyor.
Ergenlikte saç dökülmesini engelleyecek tedavi seçimlerinde kullanacağınız losyonlar da;
- Çok güçlü etkisine karşılık olarak yan etkisiz bir formül olması gerekir.
- Saç dökülme basamaklarının tümüne etki yaparak bu basamakları sadece saç kökünde durduracak çok kuvvetli etken maddeleri içeren bitki üzerinde zengin bir formül tercih edilmesi gerekir.
- Sadece saç derisine sürülerek etki yapacak ve muhakkak nanoteknolojik bir losyon olmalıdır.
Saçlar, sosyal ortamımızda bizleri etkileyen en önemli sebeplerden bir tanesi. Onlara bakarsak, ilgilenirsek ve onlara vakit ayırırsak; Saçlarımız da bizlerin tarzını, imajını ve güzelliğini artırmak ve toplumun dikkatini üzerinize çekebilmek için üstüne düşeni yapacaktır.
Gençlerimizin ve ergenlerimizin saçlarıyla gerektiği kadar ilgilenmesini ve onlara hak ettiği değeri göstermesini sağlayalım ve öğretelim. Bu kültürü yaşam tarzı haline getirmek her anlamda sağlıklı saçlara sahip bireyler yetiştirmekte bizlerin görevi.
Sağlıklı, Güçlü Saçlara Sahip Gençlerimiz ve Ergenlerimiz olması ve onları yönlendiren bilinçli ebeveynlerin sayısının artması dileklerimle….
Anahtar Kelime: Ergenlerde saç kaybı, Gençlerde saç sorunları, Erken yaşta saç dökülmesi
Sosyal varlık, Genetik, Hormonal, Fiziksel değişim, Hormonal düzensizlik,
Yorumlar
Yorum Gönder